28.02.2015

Deniz'in Sağlıklı Kozmetik Arayışı

Öncelikle yaşasın saçlarım çıkıyor! Fakat bir 'Audrey Hepburn' pixie kesiminden ziyade, saçı bitlenince annesinin zorla kısacık kestiği ilkokul öğrencisi gibiyim. Olsun evde kel halimden nefret ettiğim için bone ile geziyordum, ondan kurtuldum. Yaşasın özgürlük!

Hayalim şu noktalara gelince artık saçımı açıp, Audreycim gibi gezmek :)



Bu zamana kadar hiç bakım, kozmetik yazmamıştım ama hem kemoterapi görenler için hem de bu konuda bilinçlenmek isteyenler için, kendi seçimlerimi yazayım dedim. Pek tabi, sırf  beni okumakla kalmayın, siz de araştırın. Yanlışlarım olabilir. 

Ben çok kokoş olmasam da, kozmetiği, bakımı, makyajı pek severim, yeni ürünleri takip ederim. Fakat tedavi sürecinde kullandığım ürünler ile ilgili biraz bilinçlenmek istedim. Paraben, kimyasallar şu bu google'ı hatmettim, bir yere de varamadım açıkçası. Biri bir maddeye zararlı derken, diğeri aa o koruyucu bir madde, mutlaka bulunmalı yazıyor falan. 

Şöyle basit bir mantık yürütüyorum artık. Diş macunu, deodorant ve ruj benim en dikkat etmem gereken ürünler, geri kalanında da daha bilinçli tüketmeye çalışmalıyım. Sırayla işleyelim;

Makyaj

Benim kullandıklarım aşağıda, ruj konusunda hangilerinde paraben var hangilerinde yok pek emin olamıyorsunuz. Yves Rocher ve The Balm sanırım parabensiz, şu hayatta en sevdiğim tek rujum Chanel Coco'yu parabensiz oluşunu, ne olur olmasın diye dua ederek kutusundan tek tek maddeleri okuyarak teyit ettim, atladığım bir şey yoksa parabensiz. Ruju yuttuğumuzu düşünürsek bu konuyu pek hassas görüyorum açıkçası. 2-3 tane rujum var artık, diğerlerinden emin olamadım çöpü boyladılar. 



Fondoten, pudra, allık vb malzemelerin çok üstüne düşmedim. Allık en sevdiğim makyaj malzemesi, mevcut olanlara kıyamadım açıkçası. Ağırlıklı Mac ve Yves Rocher gibi güvendiğim markaları kullanıyorum. Bir ara araştıracağım ama.

Kısa saçlı kalınca galiba makyaj iyice ön plana çıkacak, hala tam beceremediğim eyeliner çekme konusunda o zamana kadar uzmanlaşmam şart. Loreal Blackbuster bu zamana kadar en kolay sürebildiğim oldu ama önerilerinize açığım. Kirpiklerimi tek tek saymak mümkün olduğundan, işe giderken hafif bir rimel sürüp çıkıyorum. Diren kirpikler! 

Gayet kalın kaşlı biri olarak, kaşla ilgili hiç bir ürüne dikkat etmezdim, ta ki kemoterapiye kadar. Çok şükür benim kaşlarım dökülmedi ama baya seyrekleşti. Az seyrekleştiği dönemde Mac kaş kalemi yetti. Bu ara sanki biraz daha seyreldi gibi Benefit'in bu kaş setini tamamen dökülürse diye almıştım, onu denemeye başladım. Çok başarılı! Nasıl uygulandığı videosu burada.



Bu arada kaşı tamamen dökülenler, aşırı seyrelenlere de önerilerim var. Ben Amerika'da satılan bazı kaş setleri görmüştüm, İçlerinde kaş kalıbı da vardı, sipariş versem mi diye düşünmüştüm. Meğer uzaklarda aramaya gerek yokmuş Essence'in çok uygun bir kaş kiti var, onun içinde kalıplar varmış.

Göz altlarım tedaviden mi nedir, normalde sevdiğim kapatıcılar bile yetmiyor sanki. Göz kremi ve kapatıcı önerilerinize açığım.

Diş Bakımı

Diş macununu Moda'da 'Ada Organik'ten satın aldım pek memnunum, 2 tane de Almanya'dan sipariş etmiştim, henüz denemedim bakacağız. Yine yutabildiğimiz için çok hassas bir konu.



Deodorant

Deodorant konusunda ben açıkcası bilgisizdim, pudralı olsun aman en güçlüsü olsun der, her gün fıs fıs sıkardım. Hayatımın en zor zamanları arasında, koltuk altım dikişliyken deodorant sıkamadığım o bir ay vardır. Doktoruma artık deodorant kullanabilir miyim diye yalvardığımda, bana kesinlikle alüminyum tuzsuz ve parabensiz deodorant kullanmamı önerdi. Bu konuda bir çalışma yapıldı mı bilmiyorum ama hassasım. Yine Bioderma ve Yves Rocher kurtarıcı oldu. Özellikle Yves Rocher'dan pek memnunum. Tabi diğer deodorantlar kadar terlemeyi kesmiyor ama kesmesin de zaten, terlemek normal olan, mühim olan tertemiz olmak, koku olmaması. 


Yüz & Cilt Bakımı

Nemlendirici konusu da önemli. Kemoterapi cildimi çok kuruttuğu için Lancome Nutrix kurtarıcım oldu. Çok kuru cildi olanlara şiddetle öneririm. Bir de garip bir krem bu elim hafif yanıyor, sürüyorum o zaman da işe yarıyor, çok ilginç. Diadermine 'High Tolerance' da parabensiz ve başarılı bir krem, o da gün içinde çantamda oluyor, fiyatı da çok uygun. 


Vücudum için ise Burt's Bees nemlendirici, %99 organikmiş, %1 ne acaba? :) Ama memnunum.



Cildim için ise L'occitane temizleyici ve Burt's Bees tonik, ikisi de harika. L'occitane de içeriklerine güvendiğim bir marka. Shea butterını dudaklarım için nemlendirici olarak kullanıyorum.



En zor kısım o kokulu kokulu duş jelleri, peelinglere veda etmek oldu sanırım. Bir ara araştıracağım çok da araştırmadım ama mini mini saçlarım için Sebamed bebek şampuanı kullanıyorum. Cildim için ise yine Sebamed ve bazen beyaz sabun kullanıyorum. Sebamed bebe yağını da yine duştan sonra bazen kullanıyorum.

Tırnak Bakımı

Bir de tırnak meselesi var, manikürden hala enfeksiyon kaparım, aman bir şey olmasın diye çekiniyorum. L'occitane'in bu tırnak yağı hayatımı kurtardı. Tırnaklara sürüyorum sonra elimle etleri hafif itiyorum. Mis gibi oluyor. Ojenin bir zararı var mıdır ya, puf, ondan emin olamıyorum araştırmadım da valla. Yine nude renklerimi sürüp sürüp duyuyorum.




Kısacası dev bir bilgi kirliliğinde, çok fazla seçenekle yaşıyoruz. Dikkat etmenin sonu yok biliyorum ama artık aldığım şeylerin içeriklerine bakıyorum, organik sertifikalarını kontrol ediyorum, gereksiz ürün kullanmamaya çalışıyorum. Size de öneriyorum ve önerilerinize açığım diyorum efendim.

3 yorum:

Dilekçe dedi ki...

Geçmiş olsun demeyi sevmiyorum çünkü hasta bir profilden çok uzaksınız :) The Balm'ın içinde paraben yok doğrudur ben de sırf o yüzden çoğu ürünü oradan seçiyorum.

Sebnem Orhun dedi ki...

Hani baştan aşağı diye bir tabir vardır ya, işte bu yazınız da öyle olmuş :)) elinize sağlık, sevgiler...

http://sebnemorhun.blogspot.com.tr/

Ayşa (Ayşe Nur) dedi ki...

Artık ben de sağlıklı güzellik konusunda daha dikkat eder oldum. Çok faydalı bir yazı olmuş. Teşekkür ederim. :)

Bunlar da ilginizi çekebilir;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...