5.10.2014

Ilk Kemoterapi



İlk kemoterapimi mutlaka bloga yazayım, birilerine yardımcı olurum diye düşünüyordum. Sonra dedim ki belki ikincide farklı hissederim, bir onu da geçireyim öyle yazayım.

Planlar planlar....

Yaz işte şimdi, farklı hissedersen, onu da sonra yazarsın değil mi? Nitekim yine hayat 'Hala mı öğrenemedin, plan yapma bu kadar' diyerek, ikinci kemoterapimi kan sayımım nedeni ile bir hafta erteletti. Şu an iğnelerimi yedim, beklemedeyim.

Nasıl kanser sözcüğünü sevmiyorsam, kemoterapi sözcüğünden de cidden nefret ediyordum. Kemoterapi benim gözümde hala, neredeyse 10 küsür yıl önce akciğer kanserinin son aşamasında olan dedemin gördüğü, onu yatak döşek yatıran bir tedavi şekliydi. Nitekim ameliyat sonrası, patoloji sonuçlarımı inceleyen doktorların kemoterapi göreceksin laflarına katılarak ağlamam işte hep bu sebeptendi. Bir şekilde ondan yırtarım diye düşünüyordum.

Tedavim kesinleşince, beni gören herkes, 'Ooo her şey çok değişti, gelişti' diye ikna etmeye çalışadursun, yaşanacaksa yaşanacak aman moduna geç de olsa biraz da olsa geçebildim. O esnada nikah hazırlıkları ile uğraşmam, kafamın bu konudan uzaklaşmasına destek oldu.

Bu noktada tavsiyem; kemoterapi alacaksınız, almadan önceki süreniz artık 1 hafta mıdır, 2 hafta mıdır, bu günleri kendinize zehir etmeyin. Zaten azcık bir süre önce kanser olduğumuzu duymuşuz, her anın tadını çıkaracağım diye karar almışız, şimdi başınıza gelip gelmeyeceğinden emin olamayacağınız yan etkiler için ağlama zamanı değil. Hobimizdir, kitaplarımızdır, ailemizdir, sevdiklerimizdir ne bulursak ona sarılıyoruz ve keyif alıyoruz.

Kemoterapiyi beklerken sanıyor musunuz ben anın tadını her an çıkardım? Hep beceremedim tabi ki, benim deyimimle mini depresyonlar sık sık tekrarlandı. Buna zaman zaman dış faktörler zaman zaman zaman ben sebep oldum. En uyuz olduğum insan tipi, sürekli bana ne zaman kemoterapi olacağımı soranlar ya da tanıdıklarının kemoterapi süreçlerinden örnekler sunanlardı. Şunu lütfen artık anlayalım, sormadıysam, anlatacaklarını dinlemek istemiyor olabilirim dostum! Sus!
Nitekim bu tip insanlara gerektiğinde eskiden hiç huyum olmadığı halde sert tepkiler verdim, siz de çekinmeden veriniz.

Gelelim ilk kemoterapime... Ben çok etkilenmemek adına ilaçların yan etkisini bile okumayan bir insanım. Ne zaman okusam, o yan etki beni bulur zaten. Doktorum tedavinin başlangıcının 4 ağır kemo ile olacağını söylemişti, saçlarımın döküleceğini, halsiz olabileceğimi söylemişti, 4'ü bitince haftalık daha light bir kemo versiyonuna (meşhur herceptinli) geçeceğimizi biliyordum, bu kadar. İlaç isimleri vb her şey tabi ki paylaşıldı, ama ben bilerek dikkat etmedim de, okumadım da araştırmadım da. Siz öyle yapın demiyorum, ben sadece onkologuma zaten güveniyordum, farklı 2 doktora daha da görünmüştüm ve bu hastalık konularında az bilmenin mutluluk olduğunu düşünenlerdenim, çok da eşelemedim o nedenle.

Tabi hepten kör sağır da değilim, saçım dökülecek, belki bulantı, belki iştahsızlık falan genel herkes tarafından bilinen yan etkilere hakimdim.

İlk kemoya maaile gidip, kan sayımı ardından malum odaya alındım. İçeride herkes uyukluyordu ve herkes baya yaşlı gibiydi, en azından en genç bendim. ('Neden ben?' zamanı değil Deniz diye kendimi uyardım)

Uyuklama mevzusu beni rahatsız etti, çünkü hastaneye enerjik girip enerjik çıkacağıma kendi kendime söz vermiştim. Nitekim uyumayacağım diye inat ettim. Alerji için verdikleri ilk serumu yiyip, gözlerim kapanmaya başlayınca, azcık panik oldum, daha ilk serumda bu hale geldiysem diye. Uyumayacağım işte, güle oynaya çıkacağım inadındaydım hala. Neyse ki hemşireler, alerji serumunun çok uyku yaptığını, herkesin bu nedenle uyukladığını söyledi, diğer ilaçların aynı etkiyi yapmayacağını fark edince biraz rahatladım ama uyumadım da. Sonra bir sürü serum değişti, biz TV izledik, muhabbet ettik.

Sabah kahvaltısı ile durduğumdan ve midem bulanır mı endişesinden kahvaltıdan beri bir şey yememiştim. Baktım bir ilaç gidiyor, yenisi geliyor, biz daha buradayız, dayanamadım peynirli  küçük sandviçlerden yedim. (Evet kemo esnasında yemek yeniyor, çay falan içiliyormuş, benim için de yeni bir bilgiydi :))

Hemşireler en sonunda son ilaca geldiğimizi söyleyip, beni azat ettiklerinde, hafif uykulu ama çok da kötü hissetmiyordum. Yaşasın!

Gelelim sonrasına...

Öncelikle harika ilaç Emend, seni bulana bin şükür. Kemodan 1 saat önce ve sonraki 2 gün aldığınız bu ilaç bence süper bir şey. Anladığım kadarı ile artık tüm kemoterapi görenlere veriliyor. İlk 3 gün ağzımda bir tatsızlık, neredeyse sürekli devam eden ama yememi içmemi hareket etmemi engellemeyen, hafif bir bulantı dışında iyiydim. Ama genelde sürekli halsizdim, arada temiz havada 15-20 dakika yürüyüşler yaptım ama genelde kanepede kitap, tv ve uyuklama ile geçti ilk 3 günüm.

Benim korkulu rüyam, mide bulantısı idi. Halsizlik pek de umrumda değildi, yatar geçersin değil mi? Çok şükür bulantım ilk günler kötü değildi. Acayip dikkatli, organik, süper sağlıklı beslenmeye pek dikkat ettim. Bu  hususta ufak bir  not; doktorunuz  ile görüşünüz ve asla ama asla kocakarı ilaçları tüketmeyiniz.

Doktorum 5-6 gün sonra kan sayımımın çok düşebileceğini, halsizliğimden panik olmamı söylemişti. Nitekim sanırım düştü ki, aniden düşen tansiyon hissi, bulantı vb şeyler yaşadım ama hayatımın en zor günleri değildi.

İşin komiği ne biliyor musunuz? 10 gün sonra hafif halsizlik dışında, pek çok yan etki sizi terk ettiğinde o an yaşadığın gibi istesen de hatırlayamıyorsun o günleri. Aman geçti bitti işte diyorsun.

Vücudun kontrolü bazen de sende, ben iştahıma bir şey olmayacağına güveniyordum mesela, cidden bir şey olmadı. Halsiz olmak benim açımdan evde olacağımdan sorun değildi ve kesin acayip halsiz olacağıma inanıyordum nitekim hep halsizdim.

Çok uzun bir yazı oldu ama son bir tavsiye ile sonlandırayım; her okuduğunuz, duyduğunuz yan etkinin başınıza geleceğine inanmayın. İnanırsanız gelir. Size ah vah diye yan etki söyleyenlere ya cevabını verin ya duymayın. Mesela benim kemoterapim bittiğimde yanıma gelen bir kadın, benim aldığım ilaç kısmını çok şükür bitirdiğini, aman da aman ne zor olduğunu anlattığında, kendisine cidden sinirlendim. Niyet iyi kötü beni bağlamaz, herkes farklı yoğunlukta yaşıyor bu süreci, tecrüben olumlu ise paylaş, olumsuzsa bazen susmayı bil.

Bir sonraki yazım çok daha eğlenceli ve Türkçe kaynaklarda çok eksik gördüğüm bir alan üstüne olacak.

Sevgiler,

Not: Tamamen kendi tecrübelerimi paylaştım, sizin tecrübeleriniz çok farklı olabilir. Benim yaşadıklarım ve anlattıklarım da dahil, sağda solda anlatılanları asla sağlığınız için kılavuz belirlemeyin. Her adımda doktorunuza danışın. 

Fotoğraf: Pinterest

2 yorum:

öküz dedi ki...

şifa diliyorum gönülden; tez vakit geri gelmemek üzere kökünden kurtulursun işallah malum hastalıktan.

Deniz dedi ki...

Cok tesekkur ederim :)

Sevgiler,
Deniz

Bunlar da ilginizi çekebilir;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...