22.09.2014

Kanser Olduğunu Öğrenmek



Sanki yazdıkça, insanlara anlattıkça daha gerçek olacak gibi geliyor her şey. Yazmamam da, çevremle pek konuşmak istememem de bundan. Fakat içimde bir yerlerde aslında paylaşmak istediğimi de biliyorum.

Ben neyi ne kadar paylaşmalıyım diye düşünürken instagramda bazı kişileri gördüm, rahatça çekinmeden hastalığı, tedavi sürecini paylaşıyorlardı. Bloglara baktım pek çoğu umut verecek şekilde ama dürüstçe paylaşıyordu yaşadıklarını. Okuduklarımın çoğu beni yaşadıklarıma  hazırladı, bu nedenle ben de bir kişiye bile yardımcı olacaksam paylaşmak istiyorum.

Bütün bunları yaşıyor muyum, yaşıyorum. Bir süre daha yaşayacak mıyım, yaşayacağım... O zaman paylaşmaktan korkmamam lazım. Hele ki yazdığım bir cümle bile bu teşhisi yeni almış birine umut olacaksa, mutlaka yazmalıyım.

Tedavime ve hissettiklerime geçmeden önce işin başına dönmek istiyorum, çünkü çok önemli bir noktanın altını çizmek istiyorum. Bir önceki yazımda yazdığım üzere bana 26 yaşında meme kanseri teşhisi kondu. Aile geçmişimde meme kanseri bulunmuyor. Olasılık baya düşük anlayacağınız ve çok şükür ki başlangıç dediğimiz seviyede yakalandı, fakat bu misafir hücrenin yapısı biraz agresif çıktı. Bütün bu zorlayıcı tedaviler bu yüzden.

Benim altını çizmek istediğim nokta şu; genel bilgimiz 35-40 yaşlarından sonra düzenli mamografi çektirinden öteye gitmiyor. Meme kanseri mevcut yaşam koşullarında maalesef benim gibi çok daha genç insanlarda görülmeye başladı. Hastalık hastası olmanın anlamı yok ama elle muayene için 35'i beklemenin de bir anlamı yok. Örnek olarak benim durumumda 30'lu yaşları beklemek çok daha zorlayıcı sonuçlara yol açabilirdi.

Peki ben elle muayene yapıp mı keşfettim bu hastalığı, aslında hayır, tamamen şans eseri kitlenin elime çarpması ile hissettim. İş yerimde herkesin hastalıklarla uğraştığı bir dönemdi, biraz da bu psikoloji ile ertelemeden ertesi gün doktora gittim. Bir şey çıkmayacağına açıkçası güvenim tamdı. Doktorum ultrason istediğinde hala güvenim tamdı. Ultrason sonucu biyopsi isteği çıktığında bile sanırım hala kötü bir şey çıkmayacağına inanıyordum. Doktorumla hala biyopsiyi düğün sonrası yapıp yapamayacağımız pazarlığını yapmam sanırım bunun kanıtı.

Çevremden çok fazla özel hastane, para tuzağı, bu yaşta ne biyopsisi gibi laflar duydum ama dinlemedim. Siz de olur da bu durumda olursanız dinlemeyin.

Biyopsi sonucunu aldığımda, bir şeylerin ters gittiğini anladım. Karsinom, tümör gibi şeyler yazıyordu. Daha sonra gün içinde en az 2 kez kullanacağım karsinomun ne olduğunu o dönem bilmiyordum ama anlamıştım sanki. İzinde olan doktorumu cep telefonundan arayıp sonucu okumam, bana kanser olduğumu telefonda söylemesi, tedaviden kısaca bahsetmesi. Ah ne zordu... Kimse yaşamasın bunu... Ama yaşayan var ise bilsin ki, geçecek... O ilk panik, nefes alamama, tüm korkunç senaryoları düşünüp ağlama geçecek... Ama en sevdiklerinin karşında ağlaması, o kısım zor.

Ben nedense ah bunu böyle yapsaydım, ah şunda hata yaptım diye düşünemedim hiç duyduğumda. Keşke daha az stresli olsaydım, kafama daha az şey taksaydım diye belli belirsiz düşündüğümü hatırlıyorum ama içimi en burkan geçmiş değil, kaçıracağım bir gelecek endişesi oldu. Beni sevenler, beni kaybederse kendini çok zor toparlayacak olanlar, o dönem nişanlım, şimdi canım eşim, en iyi arkadaşım ablam, annem, babam, arkadaşlarım hatta köpeğim... Herkesi düşünmek, herkes için hem güçlü olmaya çalışmak, hem de kendin için deli gibi korkmak...Zor, çünkü önünde bir yol haritan yok, tedavinin nasıl olacağını söyleyen yok, kanserinin seviyesini söyleyen yok. Çok zor...

Bunu yaşayan, bu şüpheyi yaşayanlara net tavsiyem sakin olmanız, öyle hemen pes etmek yok. Sakin olun, testlerinizi olun, durumu doktorunuz incelesin ve size bir tedavi, yol haritası çizsin. Şu anki paniğinizin en önemli nedeni bu bilinmezlik.

Benim hikayem tüm ailemin apar topar yazlıktan İstanbul'a dönmesi ve doktor araştırmaları ile devam etti. Ailemin yanında az ağladım, kendimi tuttum. Bu kısma çok gerek var mı emin değilim ama size gözleri dolu dolu, içi titreyerek bakan sevdikleriniz olunca güçlü olmaya çalışıyorsunuz.

Kıssadan hisse; yaşım genç demeyin kontrollerinizi ihmal etmeyin. Kötü bir şey çıkar korkunuz yüzünden biyopsiyi ya da doktora gitmeyi sakın ertelemeyin. Sonuç kötü çıkarsa bile yol haritanız çıktığında her şeyin biraz daha yoluna gireceğine inanın.

Bir sonraki yazımda, ameliyat ve diğer tedavi kısımlarını, nasıl hissettiğimi yazacağım. Bu yazıda kanser teşhisini duymanın nasıl bir his olduğunu  paylaşmak istedim sadece.

Biliyorum ki çok daha güçlenerek bu günleri geçireceğim. Çünkü yukarıda yazdığım anların üzerinden geçen zaman 2 ay bile olmadı, fakat bu sürede ben daha da büyüdüm, olgunlaştım, bu satırları yazabilecek güce ulaştım. Her şey çok daha iyi olacak...

Fotoğraf: Pinterest

9 yorum:

Fulya Küçükaksoy dedi ki...

Derler ki: "İnsanı 2 şey olgunlaştırır. Biri ailesinden biri ölürse, biri kanser olduğunu öğrenirse."

O kadar olgunlaşmışsınızdır ki; buna inancım sonsuz. Yazdıklarınızı tek tek, satır atlamadan okudum. Güçlü olduğunuz yazdığınız her kelimeden belli. Tanışmasak bile yazmak her zaman güzeldir. Ben hep buradayım bilin, hissedin. Geleceğe umut dolu bakacağız hep birlikte, herşey çok ama çok guzel olacak. Güzel yüreğiniz gibi. Ailenize saygılar.

Sevgiler,
Fulya

Deniz dedi ki...

Sevgili Fulya,

Yazdıkların benim için gerçekten çok değerli. Sabah yorumunu gördüğümde güne gülümseyerek başladım, sırf bunun için bile teşekkür ederim.

Sevgiler :)
Deniz

viva makyaj dedi ki...

Gözlerim yasli okudum bu yazini, ne kadar samimi paylasmissin, allah yardimcin olsun, umarim bir an önce atlatirsin bunlarin hepsini ve sagligina kavusup bunlar sadece gecmiste yasadigin birer hikayeler olur ,cok uzakta kalan. Insan imtanlarla büyüyor ben bunu anladim. Senin yasindayken esim kaza gecirmisti benimde, ondan önce nasil bir insandim, ondan sonra bambaska bir insan...birde su var, sadece sen imtihanda degilsin. Allah tüm etrafindaki insanlari deniyor, acaba nasil davranacaklar, ne yapacaklar, yardimci olacaklarmi, olmuyacaklarmi, moral vereceklermi, vermiyeceklermi vs. Biz tüm tedavi süreci boyunca insanlarin, arkadaslarin, akrabalarin, bambaska yüzlerini gördük, iyisiyle kötüsüyle, bazi arkadasliklar bitti, bazi gerceklerle yüz yüze geldik. Ne oldu peki? Yillar sonra iyiki oldu diyebiliyorum. Ozamanlar her ser de bir hayir vardir diyenlerin girtlagina oturmak isterken, su an sihirli bir peri gelse ve bu tüm yasananlari silebilirim dese asla istemem. Hayatimdan 5-6 yil gitti ve o yillarda cok sey ögrendim. Eminim sagligina kavusacaksin tekrar ve eminim cok daha güclü bir insan olacaksin. TEkrardan cok gecmis olsun!

Deniz dedi ki...

Bu yorumunuzu şimdi okudum. Gerçekten çok içten yazmışsınız, çok teşekkür ederim. İnanın ben de öğrendiklerime ve öğreneceklerime şükrediyorum artık. Sizinki gibi hikayeler destek oluyor buna.

Çok teşekkür ederim.
Sevgiler,
Deniz

Hilal dedi ki...

Böyle zor zamanlarda bu kadar güzel yazılar üretiyor olmanız ne kadar güzel. Çok güçlü biri olduğunuz çok belli. Bence sadece bu hastalığı yaşayanlara değil, sağlıklı birçok insanında kalkıp toparlanmasına yardımcı oluyorsunuz. Tebrik ederim... En kısa zamanda sağlığınıza kavuşmanızı diliyorum.

Deniz dedi ki...

Aldığım en güzel yorumlardan biri oldu bu! Çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum :)

Sevgiler,
Deniz

Adsız dedi ki...

yoksa metaplastik karsinom musunuz.herseptin alabilmeniz şans.benim hormon reseptörlerim negatifti(31 yaşımdaydım o zaman).en tehlikeli olanı 3'lü negatif olanı.benimki ondandı ve maalesef tekrarladı.ancak ışın aldığım arkadaşlardan tekrarlayan bir tek benimki oldu.Herceptin çok işe yarıyor.geçmiş olsun.

Dilekçe dedi ki...

Bunları yazma cesareti gösterebilen insan kutsaldır benim nazarımda. Yürekten geçmiş olsun diliyorum..

Deniz dedi ki...

Sevgili Dilekçe,

Çok teşekkür ederim :)

Sevgili Adsız :)

Cinsini her pozitif olarak biliyorum yani herceptin alacağım. Size de geçmişler olsun, umarım iyisinizdir. Unutmayın bir kez yendiniz, bir kez daha eminim ki yeneceksiniz ve çok daha güçlü olacaksınız.

Sevgilerimle,
Deniz

Bunlar da ilginizi çekebilir;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...